Ticaret ve Şirketler Hukuku
Ticaret ve şirketler hukuku, şirketlerin ve ticaretin düzenlenmesi için oluşturulmuş hukuk dalıdır. Bu hukuk dalının içerisinde ticari faaliyetlere ve şirketlere dair kapsamlı düzenlemeler yer almaktadır.
Ticaret ve şirketler hukuku, şirketlerin ve ticaretin düzenlenmesi için oluşturulmuş hukuk dalıdır. Bu hukuk dalının içerisinde ticari faaliyetlere ve şirketlere dair kapsamlı düzenlemeler yer almaktadır.
Şirketler, faaliyetlerini bu düzenlemeler çerçevesinde sürdürür ve meydana gelen uyuşmazlıklar, yine bu düzenlemeler kapsamında çözülür. Şirketlerin kuruluşları ve işleyişleri, iflas ve tasfiyeleri, ticari sicil, tacirlerin hak ve yükümlülükleri, bu alanın temel konularından bazılarıdır.
Ticaret ve şirketler hukuku, ayrıntılı ve karmaşık bir alandır. Şirketlerin ve ticari alanlarda uyuşmazlık yaşayanların bundan dolayı hukuki yardım almaları son derece önemlidir. Ticaret ve şirketler hukuku avukatı ihtiyacınız için bizimle iletişime geçebilir ve hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
Ticaret ve şirketler hukuku; şirketlerin kurulması, bölünmesi, birleşmesi, tip değiştirmesi, devredilmesi ve tasfiyesi gibi konuları içerisinde bulunduran, şirketlere ve ticari yaşama dair düzenlemeleri içeren bir hukuk dalıdır.
Esasında şirketler hukuku ve ticaret hukuku tamamen farklı alanlardır. Şirketler hukuku, ticaret hukukunun içerisinde yer alan alt bir daldır. Ancak ticaret hukukunun önemli kısmını oluşturmasından dolayı bu alan, ticaret ve şirketler hukuku olarak da isimlendirilmektedir.
Bu hukuk dalının temelinde, Ticaret Kanunu bulunmaktadır. Ticaret Kanunu ilk defa 1926 yılında çıkarılmış ve daha sonraki dönemlerde ihtiyaçlara göre güncellenmiştir. Son halini ise 2011 yılında yapılan değişiklikle almıştır. Bu tarihte, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girmiştir.
Ticaret ve şirketler hukuku için temel kaynak Ticaret Kanunu olmasına karşın, bu alanı ilgilendiren farklı kanunlar da vardır. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu da bu alanın kaynakları olarak kabul edilir.
Ticaret hukuku içerisinde sıkça geçen bazı kavramlar vardır. Bunlardan bazıları; ticaret sicili, ticari işletme, tacir, haksız rekabet, ticaret unvanı, cari hesap, ticari defterler, ticari ortaklıklar ve ticari işler tellallığı şeklindedir. Ayrıca deniz ticaret hukuku ve sigorta hukuku da bu alanın önemli konularındandır.
İki ya da daha fazla kişinin mallarını ve emeklerini müşterek şekilde bir amaca ulaşmak için sözleşme ile birleştirmelerine şirket denir. Şirketlerin varlıklarından söz edebilmek için sermaye, en az iki kişi, ortak bir amaç ve sözleşme unsurlarının bulunması gerekir. Bu unsurların bir araya gelmesi ile kanunda belirtilen şirket türlerinden uygun olanlar kurulabilir.
Kanunda kuruluşuna dair detayların yer aldığı farklı şirket türleri vardır. Bunlara dair detaylar aşağıdaki gibidir:
Şahıs şirketleri, ortaklık unsurunun ön planda olduğu ve ortakların sınırsız sorumluluklarının bulunduğu şirket türü olarak ifade edilebilir. Türk Ticaret Kanunu içerisinde şahıs şirketlerinin türlerine dair detaylar yer almaktadır.
En az iki kişi ile kurulabilen kollektif şirketlerdeki ortak sayısı çoğu zaman dördü geçmemektedir. Bu durumun temelinde ise kollektif şirketlerin karşılıklı güven ilişkisine dayanan bir yapılarının olmasıdır. Sadece gerçek kişiler bu şirketlerin ortakları olabilirken, tüzel kişilikler ise ortaklık yapısında yer alamamaktadır.
Bu şirket türünde temel hedef, ticari işletmenin ticari bir unvan altında işletilmesi olarak ifade edilebilir. Ortaklar burada şirket alacakları açısından sınırsız sorumluluğa sahiptir. Ticari bir işletme söz konusu olduğu için sermayenin gerekli olduğu düşünülebilir. Ancak Türk Ticaret Kanunu içerisinde bu şirket türü ile ilgili bir sermaye miktarı belirtilmemiştir. Burada sermaye olarak sadece para değil, aynı zamanda emek ve ticari itibar gibi parasal açıdan değeri olmayan unsurlar da kabul edilmektedir.
Kollektif şirket türünde ortaklar şirket borçları açısından ikinci derece sorumludur. Yani borçlar konusunda öncelikle şirketin mal varlığına başvurulur ve buradan karşılanamayan borçlar için ortaklara gidilir. Eğer borçlar konusundaki sınırsız sorumluluk, ortakların bütün mal varlıkları ile bu sorumluluğun altında olması anlamına gelmektedir. Ticaret ve şirketler hukuku içerisinde söz konusu detay çok önemlidir.
Tüzel kişiliği olmayan ve en az iki kişinin ortaklık sözleşmesi ile emeklerini ve mallarını ortaya koydukları şirket türüdür. Ortak bir amaca ulaşmak için kurulan bu şirket türünde sözleşmenin yazılı olarak yapılması şart değildir. Sözlü sözleşme de adi şirketin kurulması için geçerli kabul edilir. Ancak ispat bakımından yazılı sözleşmenin yapılması daha doğru olacaktır.
Adi şirkette, tüm ortakların yönetim hakkı bulunmaktadır. Bu hak, sözleşme veya alınan karar ile farklı bir ortağa ya da farklı bir kişiye bırakılabilir. Ayrıca ortakların katılım paylarının değerleri farklı olsa dahi aksi yönde bir karar alınmadığı müddetçe ortakların tamamının kazançtaki ve zarardaki payları eşit kabul edilir.
Adi şirket türünde, ortaklar borçtan birinci derecede sorumlu kabul edilmektedir. Söz konusu sorumluluk müteselsil ve sınırsızdır. Adi ortaklığın amacı gerçekleşmiş ya da gerçekleşme olasılığı tamamen ortadan kalkmış ise taraflarca bu ortaklık sonlandırılabilir. Böyle bir durumda ilk olarak üçüncü kişilerin alacakları ödenir, sonrasında ise ortaklar paylarını alır.
Şahıs şirket türlerinde, şahısların ortaklıkları ön plandadır. Sermaye şirketlerinde ise şahıslar değil, şahısların ortaya koymuş oldukları sermayeler ön planda yer almaktadır. Sermaye şirketleri; temelinde sermayenin yer aldığı ve ortakların da ortaya koydukları sermaye oranında hak sahibi olduğu şirket türüdür. Sermaye şirketlerinin kendi içerisinde farklı türleri bulunmaktadır. Bunlara dair detaylar aşağıda yer almaktadır.
Anonim şirket (AŞ), sermayesi paylara bölünmüş olan ve ortaklarının sorumluluğunun kendi payları ile sınırlı olduğu şirket türüdür. Bu yapıları sayesinde anonim şirket ortakları, şirketin borçları noktasında sadece taahhüt ettikleri sermaye payları oranında sorumlu kabul edilirler. Anonim şirketlerin öne çıkan diğer özellikleri şu şekildedir:
Limited şirket; sermayesi paylara bölünmüş olan ve ortakların sorumluluklarının belli bir miktarla sınırlı bulunduğu şirket türüdür. Ortaklar, şirket borçları karşısında sermaye payları ve taahhüt ettikleri miktarla sınırlı olacak kadar sorumlu kabul edilirler. Limited şirketin esas sözleşmesi vardır ve bu sözleşme, şirketin bulunduğu yerdeki Ticaret Siciline tescil ettirilerek şirketin kuruluşu tamamlanır. Böylece şirket tüzel kişilik kazanır.
Limited şirketler, bir veya daha fazla kişinin ortaklığı ile kurulabilir. Ayrıca ortaklar arasında tüzel kişiler de bulunabilir. Şirketteki hissedar sayısı en fazla 50 olabilir. Bu şirket, hamiline yazılı pay senedi ile emre yazılı senet çıkarma yetkisine sahip değildir.
Limited şirket, genel kurul ve müdür tarafından yönetilir. Genel kurul, buradaki en yüksek karar organı olup, şirketin ortaklarından oluşmaktadır.
Komandit şirket; iki veya daha fazla kişinin bir işletmeyi ticari unvan altında işletmek için kurmuş olduğu şirkettir. Bir sözleşme ile kurulan komandit şirkette, şirket borçlarına karşı ortakların bir kısmının sorumlulukları sınırlandırılmış, diğer kısmının sorumlulukları ise sınırlandırılmamıştır. Komandit şirketlerin kendi içerisinde iki farklı türü vardır. Bunlar; adi komandit şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket şeklindedir.
Adi komandit şirket de iki farklı ortam vardır. Bunlar; komandite ortak ve komanditer ortak şeklindedir. Komandite ortak, borçlar konusunda sınırsız sorumluluğa sahiptir. Sadece gerçek kişi olabilen komandite ortak, şirket yapısı açısından büyük bir öneme sahiptir.
Komanditer ortak ise şirket borçlarına karşı sınırlı sorumluluğa sahiptir. Sorumluluğu, taahhüt etmiş olduğu sermaye miktarı kadardır. Taahhüt edilen sermayenin şirkete ödenmesi durumunda bu sorumluluk ortadan kalkmış kabul edilir. Komanditer ortaklar, gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler de olabilir.
Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ise komandit şirketin özel bir hali olarak tanımlanabilir. Adi komandit şirketi, şahıs şirketi türleri arasında kabul edilirken, sermayesi paylara bölünen komandit şirket ise sermaye şirketleri türüne girmektedir.
Şirket avukatı, ticaret ve şirketler hukuku konusunda uzmanlaşmış ve deneyim kazanmış avukatlar için yapılan bir nitelemedir. Bu avukatlar, bir şirket bünyesinde görev yapabildiği gibi şirketlere dışarıdan da hukuki destek verebilir. Ancak şirket türüne bağlı olarak bazı şirketlerin avukat bulundurma zorunlulukları vardır.
Şirketlerin ticari süreçlerini yönetirken ticaret hukukuna ve şirket hukukuna uygun şekilde hareket etmesi gerekir. Bu noktada yapılacak hatalar ve eksiklikler, şirketler açısından dezavantajlı durumların oluşmasına neden olabilir. Ayrıca ciddi hukuki sorunlar da oluşabilir. Bu yüzden şirketlerin, belli konularda ticaret hukuku ve şirket hukuku konusunda deneyimli avukatlardan hukuki destek alması yararlı olacaktır.
Ticaret ve şirketler hukuku avukatı, avukatlık mesleği içerisindeki bir branş veya dal değildir. Bu ifade sadece bir nitelemedir. Söz konusu nitelemenin resmi veya mesleki açıdan bir anlamı yoktur. Ancak şirket ve ticaret hukuku konusunda avukatın uzmanlığını ve deneyimini göstermesi bakımından bu niteleme önemlidir.
Ticaret ve şirketler hukuku konusundaki avukat, hukuki destek ve danışmanlık ihtiyaçlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Türk Ticaret Kanunu’na göre sermayesi 250.000 TL’nin üzerinde olan ya da esas sermaye artırımı ile sermayesini 250.000 TL veya daha yüksek seviyeye çıkaran anonim şirketlerin avukat bulundurmaları zorunludur. Bunlara ek olarak 100 ya da daha fazla ortağa sahip olan yapı kooperatiflerinin de avukat bulundurma zorunluluğu vardır.
Bu zorunluluğun karşılanması için şirketin iki farklı seçeneği vardır. Anonim şirket, bu zorunluluğu karşılamak için baroya kayıtlı bir avukat ile avukatlık sözleşmesi imzalayabilir. Bir diğer seçenek ise bir avukatlık (hukuk) bürosu ile ilgili sözleşmenin imzalanması şeklindedir.
Anonim şirketler avukat bulundurmanın yasal dayanağı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3 maddesidir. Bu madde ile şirketlerin hukuki konularda bilgilendirilmesi ve faaliyetlerinin hukuka uygun şekilde işlemesinin sağlanması hedeflenir. Ticaret ve şirketler hukukunun karmaşık yapısı nedeniyle böyle bir zorunluluk getirilmiştir.
Anonim şirketlerin bu zorunluluğu yerine getirmemesi durumunda idari para cezası ile karşılaşma riski vardır. Üstelik bu ceza tek seferlik olmayıp, sözleşmeli avukat bulundurana kadar her ay kesilir. Ceza miktarı ise iki brüt asgari ücret kadardır.
Şirket avukatı, şirketlerin ticari faaliyetlerini güven içerisinde sürdürmesini sağlar. Hukuki açıdan sorun yaşanma riskini minimize ederler ve şirketin enerjisinin bu işlerde harcanmasını engellerler. Ayrıca şirketin itibarının ve faaliyetlerinin korunması gibi çok önemli etkileri de vardır.
Ticaret hukuku son derece geniş ve kısmen karmaşık bir alandır. Şirket faaliyetleri bu alan ile direkt olarak ilişkilidir ve tüm faaliyetlerin ticaret hukukuna uygun olması gerekir. Söz konusu durum ise ancak bu alanda uzmanlık sahibi olan avukatlarla mümkündür. Avukatların bu alanda sağladıkları avantajlardan diğerleri ise şunlardır:
Ticaret ve şirketler hukuku avukatı, bu alandaki ihtiyaçlara yönelik farklı hukuki hizmetler verirler. Bu hizmetlerden bazıları aşağıdaki gibidir:
Şirket avukatı, üstlenmiş olduğu görevler ve hukuki uzmanlığı ile şirketleri birçok açıdan olumlu olarak etkiler. Siz de ticaret ve şirketler hukuku konusunda profesyonel hukuki danışmanlık istiyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz.